jump to navigation

Afet Yönetiminde Etkinlik 23 Ekim 2009

Posted by HD in Etkinlik, Global Compact, Küresel İlkeler Sözleşmesi, Seminer.
trackback

Aydın Üniversitesi’nde Hayata Destek Derneği’nindüzenlediği seminerde yaptığım konuşma:

Birleşmiş Milletler (BM) küresel ortak politikaların geliştirildiği bir yapı. BM bu ortak politikaların yerelde uygulamaya geçirilmesini tetikliyor. Bunlar için kimi zaman hükümetlere sorumluluk veriliyor, kimi zaman bu çatı altındaki uzmanlaşmış kurumlar görevlendiriliyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bu uzmanlaşmış kuruluşlardan bir tanesi. Afet yönetimiyle ilgili koordinasyondan için UNDP görevlendiriliyor.

Bununla birlike UNDP bir yurttaş girişimi ve kalkınma kuruluşu olduğu için de afetlere hazırlık ve zararların azaltılması gibi konularda çalışıyor. Şu anda afetlerle ilgili iki tür çalışma yürütüyor. Birincisi iklim değişikliği ile ilgili, İspanya Hükümeti’nin desteklediği erken uyarı sistemleri geliştirme ve zarar azaltmaya yönelik çalışmaları içeren bir proje. Diğeri ise AB ve UNDP ortaklığı ile başlatılan Güneydoğu Avrupa ülkeleri arasında afetlere hazırlık konusunda uyumlulaştırmaya yönelik bir kapasite geliştirme projesi.

BM’nin afetlere bakış açısı afetin kalkınma ile ilişkisi ekseninde şekilleniyor. Doğal, teknolojik veya insan kaynaklı afetler %90 oranında gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor ve doğrudan mağdur durumdaki kişileri daha fazla sarsıyor. Altyapıdaki eksiklikler, arazi kullanımındaki yanlışlıklar, nüfus yoğunluğu, çevre ve kaynak kullanımındaki sorunlar vb sosyo-ekonomik sebeplerden zayıflar ortaya çıkıyor ve afetlerin yaratmış olduğu zararlar artıyor. Kronik yoksulluk, afetin yıkıcı etkilerinin daha fazla hissedilmesine neden oluyor.

Sosyal veya ekonomik olarak bazı toplulukların toplum dışına itilme durumları, yerinden edilme, göç sebepleri, plansız kentleşme, zayıf yönetişim/ koordinasyon sistemleri, ülkelerarası çatışmalar da afetin daha sarsıcı olmasına neden oluyor. UNDP bu konuların iyileştirilmesi için ne yapılması gerektiğine dair uzmanlık ve kaynak desteği geliştirir. Yokohama stratejisinden ortaya çıkar ama UNDP herşeyden önce bir kalkınma kuruluşu olduğu için bunları BM Binyıl Kalkınma Hedefleri ile ilişkilendirir. (Kalkınma Hedefleri, hükümetlerin iyi yönetişim, yoksullukla mücadele, çevre yönetimi vb konularda belli bir zaman dilimi içerisinde ortaklaşa belirlenen hedefleri karşılayabilmek için üstlenmeleri gereken görevleri kapsar).

Aslında her türlü çalışmaya afet konusunu entegre edebilmek gerekiyor. UNDP için şu anda afetlerle ilgili en gücel çalışma alanı iklim değişikliği. İklim değişikliğinin afetler üzerindeki etkisi konusunda yeterince farkındalık oluşmadı. BM raporları iklim değişikliği ile ilgili durumun oldukça vahim olduğunu ortaya çıkartıyor. Devletin, sivil toplumun ve özel sektörün işbirliği içinde çeşitli zarar azaltıcı/önleyici programları yürürlüğe koyması gerekiyor. Bunun BM’nin başlattığı başka bir programla ilişkisi var.

Global Compact Platform (Küresel İlkeler Sözleşmesi Platformu), 10 ilkeye dayanan bir işbirliği projesi. Başta firmalar olmak üzere, STK, odalar ve belediyele de bu sözleşmenin altına imza atıyor. Bir platform çatısı altında her kuruluşun kendi uzmanlığını ve kaynağını aktarmasıyla ortak çözümler geliştiriliyor. Bu girişim ile ilgili Türkiye’de çok ciddi bir atılım var. Türkiye’de Koç, Sabancı, Eczacıbaşı, Doğuş, Borusan, gibi büyük holdingler başta olmak üzere, %70 oranında KOBİler, birkaç belediye, sanayi ve ticaret odaları bu sözleşmeye imza atmış durumda. Şimdiye kadar 250nin üzerinde katılımcı sayısına ulaşarak Türkiye, dünyada yedinci büyük network’un sahibi konumunda. Şu ana kadar yaklaşık 20 proje uygulamaya geçirdi. İmzacı kuruluşlar arasında afet yönetimiyle ilgili yeni bir girişim oluşsun isteniyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 179 other followers